1) Hangisi Türkiye Cumhuriyeti’nde yargısız infaz gerekçesidir?
a) TC bir hukuk devletidir, yargısız infaz yoktur.
b) Ülkenin bölünmez bütünlüğünü tehlikeye atan terör eylemlerinde bulunmak.
c) Bir erkeğin karısı tarafından herhangi bir kanıt gösterilmeksizin “kocam bana vurdu” suçlamasına maruz kalması.
2) Hangisi daha büyük risk alıyor?
a) Yalnız bir erkeğin arabasına binen yalnız otostopçu kadın.
b) Otostop çeken yalnız bir kadını arabasına alan yalnız erkek.
c) Kask takmadan bisiklete binen çocuk.
3) Türkiye Cumhuriyeti’nde cinsel saldırı suçunun cezası nedir?
a) 5-10 yıl.
b) 12 yıldan fazla.
c) Saldırganın cinsiyetine göre değişir.
4) Türkiye Cumhuriyeti’nde cinsel saldırı suçunun sanığı olmanın cezası nedir?
a) Türkiye Cumhuriyeti’nde sanığın suçu kanıtlanmadan ceza verilmez.
b) Beraat edene kadar duruşmalara gidip gelmek.
c) Sanık erkekse, beraat edene kadar hapis yatmak.
5) TC yasalarına göre hangisi suçtur?
a) Genelevde fahişelik yapmak.
b) Sokakta fahişelik yapmak.
c) Sokak fahişesinin pezevengi olmak.
6) Türkiye’de çocuğunu dövenlerin çoğunluğu erkek midir, kadın mı?
a) Erkek.
b) Kadın.
c) Diğer cinsiyetler (!).
7) Türkiye’de kocasını döven kadınlar, karısını döven erkeklerin kaçta kaçı?
a) Türkiye’de kocasını döven kadın yok, bir kere gücü yetmez kadının.
b) 100’de bir.
c) 3’te biriyle yarısı arasındayken bugün 2 katını geçmiştir.
8) Batı ülkelerinde kocasını döven kadınlar, karısını döven erkeklerin kaçta kaçı?
a) Bizden daha ileri olduklarına göre herhalde 1000’de bir falandır.
b) 100’de bir.
c) 2’de 1 ila 1’de 1 arasında; nadiren 3’te 1.
9) Türkiye’de ve Batı ülkelerinde cinsel istismara uğrayan her kıza karşılık kaç oğlan cinsel istismara uğruyor?
a) Pek nadir, 100 kıza bir oğlan falan.
b) 10 kıza bir oğlan.
c) 2 kıza bir oğlan.
10) Türkiye’de suça sürüklenen her kız çocuğuna karşılık kaç oğlan suça sürükleniyor?
a) 10 kıza bir oğlan.
b) Hemen hemen eşit.
c) 1 kıza 10 oğlan.
11) Hangisi Türkiye Cumhuriyeti’nde yargısız infaz gerekçesidir?
a) Yahu dedik ya, TC bir hukuk devletidir, yargısız infaz yoktur.
b) Cinsel saldırı suçlamasına maruz kalmak.
c) Cinsel saldırı suçlamasına maruz kalan bir erkek olmak.
12) Hangisi TC hükümetine göre “dezavantajlı” gruptur?
a) Yoksul bırakılmış olanlar.
b) İşsiz bırakılmış olanlar.
c) Anasından kız doğanlar.
13) Hangisi, cinsiyetçiliğe karşı gündemi olan BM’nin dünya çapında bitirmeye çalıştığı bir uygulamadır?
a) Oğlanların sünnet edilmesi.
b) Kızların sünnet edilmesi.
c) Cinsiyeti ne olursa olsun çocukların sünnet edilmesi.
14) İki veya üç çocuk doğuran bir kadın memurun ödediği ortalama emeklilik primi, erkeğin ödediğinin kaçta kaçı?
a) Tabi ki erkekten daha az aylık alır, erkekten daha çok prim öder.
b) TC yasalarına göre kadın ve erkek eşittir.
c) Üçte ikisine yakın, bazen yarısına yakın.
15) TC yasalarına göre 17 yaşındaki bir kadın hangisini yapabilecek kadar olgundur?
a) Bir otomobili güvenle sevk ve idare edebilecek kadar.
b) Reşit bir erkekle cinsel ilişki kurmaya karar verebilecek kadar.
c) Reşit olmayan bir erkekle cinsel ilişki kurmaya karar verebilecek kadar.
16) TC yasalarına göre 17 yaşındaki bir dişi nedir?
a) Çocuktur.
b) Kadındır.
c) Avantajına olduğu durumlarda çocuk, avantajına olduğu durumlarda kadındır.
17) Yargıtay’a ve adliye mahkemelerine göre genç bir kadına olan ilgisini göstermek isteyen yetişkin erkeğin ilk yapması gereken nedir?
a) Selam vermek.
b) Gülümsemek.
c) Kimlik kontrolü yapmak.
18) Hangisi Türkiye’de kadınlara tanınan ayrıcalıklardan değildir?
a) Okula yazılmada öncelik ve kolaylık sağlanması.
b) Üniversiteye yazılmada öncelik ve kolaylık sağlanması.
c) Burs almakta ve öğrenci yurduna girmekte öncelik ve kolaylık sağlanması.
ç) Memurluğa girişte, çalışmada, terfide öncelik ve kolaylık sağlanması.
d) Anayasa’da istihdam konusunda erkekten öncelikli sayılması, işçi alımında kota ve öncelik sağlanması, tezgahtarlık, kasiyerlik, gezici satıcılık, sekreterlik vb. işlere özellikle seçilmesinin cinsiyetçilik sayılmaması.
e) Politik partilere girişte ve yükselmede kolaylık sağlanması.
f) Daha az emeklilik primi ödemek ve daha uzun emeklilik süresi.
g) Askerlik angaryasından ve vergisinden muaf olmak.
h) İş kredisi almakta kolaylık sağlanması, daha düşük faiz ödemek.
ı) Devlet hibesi ve sıfır faizli kredi almakta kolaylık sağlanması.
i) Ağır ve tehlikeli işlerde, gece vardiyasında çalıştırılmamak.
j) Bedensel işçi olarak çalışıyorsa daha kolay işleri yapması ama aynı aylığı alması.
k) Evlendiği için kendi isteğiyle iş bırakırken kıdem tazminatı alması.
l) Bekar kadının ölen babasının veya kocasının aylığını alması, dul yardımı alması.
m) Cinsiyet veya evlilikle ilgili davalarda karşı cinsten olan hasıma karşı beyanının esas alınması.
n) Ceza yargılamasında erkeğin sahip olmadığı masumiyet karinesine sahip olmak.
o) Evlilik içi ilişkide öncelik tanınan baskın taraf olmak, çalışıp çalışmama kararını kendi veren aile reisi olmak.
ö) Boşanmasının görece kolay olması.
p) Eşine nafaka ödememesi.
r) Çocuğun velayetini almakta öncelik sağlanması.
s) Toplu taşıma taşıtlarını kullanmakta öncelik ve kolaylık sağlanması, adının erkekten önce yazılması vb. küçük ayrıcalıklara layık bulunmak.
ş) Zorbalığa ve evsiz kalmaya karşı sistemli ve özel olarak korunmak.
t) Çocukluğunda okuldan ve öğretmenden daha nazik ve hoşgörülü muamele görmek, doğasına uygun bir çocukluk yaşamasına izin verilmesi.
u) Yetişkinliğinde patrondan, polisten ve komutandan görece nazik muamele görmek.
ü) Eşine karşı gelmesinin övülmesi.
v) Çocuk sahibi olmasının yüceltilmesi.
y) Çocuk sahibi olmamasının yüceltilmesi.
z) Salt dünyaya gelmiş olmasının yüceltilmesi, anasından kadın doğmuş olmasının kutlanması.
Yanıtlar
1) Doğru yanıt c. bkz. 6284 sayılı yasa ve uygulaması. Kadının “vurdu” değil, “vuracağından korkuyorum” demesi bile yeterlidir. Her ne kadar yasada cinsiyetsiz “eş” ifadesi kullanılsa da şikayetçi eşi ciddiye alıp talebini gerçekleştirecek olan polis, savcı ve hakimin erkek şikayetçinin ifadesinde inandırıcılık ararken kadının “beyanını esas” alması (bkz. 3., 4. ve 5. sorular), uygulamayı tek yanlı yapmaktadır. Bakanlığın adının “aile” değil, “kadın ve aile” olması zaten bu yasanın amacını açık eder. Ayrıca, yasallaştırılmış yargısız infaz demek olan CMK 100/3’deki “katalog suçlar”dan bazısı yalnızca erkeği hedef alır. Terör suçlamalarındaki yargısız infaz, ender olması ve cinsiyet gözetmemesi bakımından erkekler için 6284 ve CMK kadar yüksek bir risk değildir.
2) Doğru yanıt b. bkz. dördüncü soru. Kadının yalnızca o arabaya bindiğine tanıklık edilmesi, saldırı veya sarkıntılık iftirası atabilmesi ve erkeğin dava süresince tutuklu kalması, demek ki yargısız infaz edilmesi için yeterlidir. Beraat, erkeğin yitirdiği işi, parayı, eşi, dostları ve saygınlığı asla geri getirmiyor. Batı’da cinsel saldırı suçlamasıyla açılan dava sayısı, mahkumiyetle sonuçlanan dava sayısının iki ila üç katı kadardır ki mahkemenin kadının “beyanını esas” alma eğiliminde olması ve yıllar sonra gelen tahliyeler, mahkumiyetle sonuçlanan dava sayısının gerçek vaka sayısının altında olduğuna işaret eder. Türkiye’de ilgili istatistik hükümet politikası olarak örtüldüğü için Türkiye için yorum yapamıyoruz. Yani böyle bir senaryoda erkeğin saldırgan olma olasılığı, kadının iftiracı olma olasılığından azdır ve bu durum yıllar geçtikçe kesinleşmektedir. Bunun yanı sıra ömrünün en üretken yıllarını hapiste geçirmek veya aklansa bile tecavüzcü lekesi üzerine bulaşmış olmak çoğu durumda tecavüze uğramış olmaktan daha ağır bir sonuçtur. Kadının yalan söyleyemeyeceğine olan hastalıklı inanış adliyede öyle yerleşmiştir ki, bir erkekle herhangi bir konuda mahkemelik olan kadına çevresinden “taciz etti de/demekle tehdit et, davadan kurtul” tavsiyeleri gelmesi olağan hale gelmiştir.
3) Doğru yanıt c. Türk Ceza Yasası (TCK) 102/2 ve 103/2’de tecavüz olarak bildiğimiz suç ancak bir erkeğin işleyebileceği biçimde (“vücuda organ sokmak”) tanımlanmıştır. Yani cinsel tecavüzü kadın yapsa ve suçlu bulunsa bile (çok zor) “organ sokmanın” gerektirdiği ağırlaştırılmış cezayı almaz. Böylece aynı eylemi yapan kadına (5-10 yıl) ve erkeğe (>12 yıl) farklı hapis süreleri verilir. Yine TCK 77’de cinsel saldırının “insanlığa karşı işlenen suç” olarak sınıflandırılması, erkek sanığın tutuklanmasını gerektirdiği, infaz koşullarını ağırlaştırdığı ve kimi zaman genel aftan yararlanmasını engellediği için, uzlaştırma izni de verilmediği için (kasten sakat bırakmanın bile uzlaştırmaya açık olduğunu anımsatalım) cinsiyet ayrımını bir üst boyuta taşır. Eski yasada bulunan ve aslında görece cinsiyetsiz olan “ırza geçme” ifadesi kaldırılırken “sokmak” ifadesi eklenerek, maddenin kadının erkeğe yönelttiği cinsel saldırıya uygulanması daha da zorlaştırılmıştır. Bu nedenle 3. ve 4. soruların konusu yalnızca erkeğin maruz kalabileceği bir suçlamayla ilgilidir. Erkek olmak, üçüncü sorudaki cezalandırmanın koşuludur. Türk toplumunun geleneğinde kadının erkeğe cinsel saldırısı fettanlık, yosmalık vb. nitelemelerle hafife alındığı ve hiçbir zaman “saldırı”, “tecavüz”, “şiddet” vb. sözcüklerle tanımlanmadığı için, cinsel olarak istismar edilen erkeğin bunun ayırdına varıp hakkını araması ender olduğu için aynı kültürün içinde bulunan adliyelerde ceza yargılamasının kavramları yalnızca erkeğin saldırısı bağlamında gelişmiştir. Bunun nedeni, feminizmin kadının durumunu sürekli olarak yeniden tanımlarken ve yavaş yavaş bir “kadın mağdurluğu” söylemi inşa ederken erkek tarafında geleneksel paradigmalara dokunmamış olmasıdır. Bu kavram oyunu, çalışma ve evlilik yaşamına da yansımış, çalışmanın “kadının hakkı”, buna karşılık “erkeğin görevi” olduğu ezberletilmiş, modernizm kadının lehine, gelenek erkeğin aleyhine işletilmiştir.
4) Sanığın erkek olması koşuluyla doğru yanıt c. CMK 100’e göre cinsel saldırı tutuklu yargılamayı gerektirir. Sanığın durumunu ve suçu işlemiş olması olasılığını değerlendirmesi gereken savcılar ve hakimler bunu yapmayıp maddeyi kategorik olarak uygulayarak, beşinci soruda açıklandığı üzere yasanınkini de aşan bir cinsiyetçilik yaparlar.
5) TCK 227/2’ye göre genelev dışında pezevenklik suçtur, fahişelik suç değildir. Oysa eski TCK 420’ye göre sokakta fuhuş yapan kadın da aracısıyla birlikte suç işlemiş sayılıyordu. Güncel yasa yapılırken kadının güçlendirilmesi, özgürlüğünün ve ekonomik bağımsızlığın sağlanması amacıyla (!) sokak fahişeliği serbest bırakılmıştır. Pezevenkliğin suç olması, bu iş sokak kadınını korumayı da içerdiği için doğal olarak erkeğe karşı bir ayrımcılıktır. Aslında karşılıklı yararlanmanın bulunduğu bir ortaklık olan fahişe-pezevenk ikilisinden erkek olanını “kadını zorladığı” veya “teşvik ettiği” peşin hükmüyle hapse atıp kadını bu işi yapmayı sürdürmek üzere serbest bırakmak, feminizmin adalet anlayışını gösteren tipik bir örnektir. Türkiye’nin taraf olduğu Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi, “fahişeliğin istismarından” söz eder. Yani erkeklerin yalnızlığından ve bedensel ve psikolojik gereksinimlerinden yararlanarak paralarını almak sanki bir istismar değilmiş gibi, yalnızca pezevenkliği yasaklayarak kadını ve erkeği eşit (!?) kılar.
6) Doğru yanıt c. TÜİK’in 2006 ve 2016 araştırması için tıklayın.
Batı’da da durum benzerdir.
7) Doğru yanıt c. TÜİK’in 2006 araştırması için tıklayın. TÜİK’in 2016 araştırması için tıklayın. TÜİK’in 2021 araştırması için tıklayın.
Ayrıca kadınların ve erkeklerin genel olarak zorbalığa maruz kalma verisi için tıklayın. Kadının ve erkeğin genel olarak saldırı suçları mağduru olma verisi için tıklayın (güncel veri yayınlanmıyor).
Yalan söylemeye ant içmiş Türk basınında “aile içi şiddetin” çoğunlukla kadından erkeğe yöneldiği haberini göremeyeceksiniz. Bir kadının kocasına zorbalık etmesinin ender, “münferit” olay olduğunu öne süren uzman kılıklı soytarıları çıkaracaklar. 2021 araştırmasında kadının zorbalıkta erkeğe fark atmasının yanı sıra eşine sesini yükseltmekte ve hakaret etmekte daha korkusuz olduğuna dikkat edin. Konunun fiziksel olarak kimin neye güç yetirebildiğiyle hiçbir ilgisi kalmamıştır çünkü Türk erkeği karısından dayak yerken polis, savcı ve hakim onun kollarını tutuyor. Bu istatistikler, zorbalık gören erkekleri yok sayarken zorbalık gören kadınların istatistiğini özellikle yayınlayarak hükümetin etkin bir ayrımcılık yapmasına karşın elimizde bulunanlar. Adil bir veri işleme politikası izlenmesi durumunda zorbalığın kadından çok erkeğin aleyhine olduğunu çok daha net göreceğimizi söyleyebiliriz.
8) Doğru yanıt c. Örnekler: İngiltere 2010 (1’e 1); İngiltere güncel (2’ye 1); Kanada, 2011; Kanada, güncel (1’e 1); İsveç 2022 (1’e 1); İspanya güncel (yaklaşık 1’e 1); İsrail güncel (2’ye 1 ila 1’e 1). Bu türlü istatistikleri okurken göz önünde bulundurulması gereken önemli birkaç püf noktası: Kadın polise gitmeye sürekli olarak teşvik edilir ve gittiğinde hayatını kolaylaştıracak önlemler hazırdır; polise giden erkek ise çevresinde alay konusudur, hatta karısını dövüyor olduğunu gizlemeye çalıştığından kuşkulanılır. “Psikolojik ve sözel şiddet” zorbalık değildir, verinin içinden ayıklanması gerekir. Genel olarak erkeğin kadını yaralaması daha sıktır. Karşılıklı vuruşmayı kadının başlatması daha sıktır. Kadının eşini kendisine vurmaya kışkırtması daha sıktır.
9) İki kıza bir oğlan düşüyor. Erkek çocuğa yönelik istismarı görmezden gelen feminist, sorunun üçte birini kasıtlı olarak örtüyor. Erkek çocuğun cinsellik dışındaki mağdurluğu kız çocuğununkinden çok daha fazladır.
Kaynak 1: Barth J, Bermetz L, Heim E, Trelle S, Tonia T. The Current Prevalence Of Child Sexual Abuse Worldwide: A Systematic Review And Meta-Analysis. Int J Public Health. 2013;58(3):469-83.
Kaynak 2: TÜİK’in 2016-2024 verileri için tıklayın.
TÜİK kaynak: https://biruni.tuik.gov.tr/medas/?kn=98&locale=tr
Alternatif TÜİK kaynak için tıklayın.
Yalnızca karakola değil, acil servise getirilen çocukların da çoğu erkek: Korkmaz T, Erkol Z, Kahramansoy N. Evaluation of Pediatric Forensic Cases in Emergency Department: A Retrospective Study. Med Bull Haseki. 2014 Dec;52(4):271-277. doi: 10.4274/haseki.1712.
10) TÜİK’in 2009-2013 verileri için tıklayın. TÜİK’in 2016-2024 verileri için tıklayın.
11) Doğru yanıt c. bkz. dördüncü soru. Başta tutuklu yargılama uygulaması ve ayrıca erkeğin toplumdan gördüğü dışlama nedeniyle erkeğe attığı iftira kadının yanına kâr kalırken ve hesap sorulmazken, bir erkeğin kadına iftira atması, polis, savcı ve yargıç erkeğe inanmadığı için mümkün bile olamıyor.
12) Doğru yanıt c. Yasalarda adıyla açıkça sayılmasa bile dişiler dezavantajlı gruplardan sayılırlar. Hükümetin politika belgelerinde, harfi harfine uyguladığı BM ve AB programında kadınlar sistemli olarak sakatlarla ve mültecilerle yan yana, dezavantajlı sayılırlar. Yoksullar ve işsizler dezavantajlı sayılmazlar. Yoksulluğun ve işsizliğin bedelini bir de bu gerekçeyle bekar bırakılarak daha ağır öderken, işe alımda kadının kayırılması pahasına işsiz bırakılırken, ev kiralarken, savaşta ölürken, ağır işlerde çalışırken sakatlanıp hastalanırken ve hayatın pek çok noktasında aleyhte ayrımcılığa uğrarken erkekler avantajlı grup sayılırlar! A ve b seçeneklerindeki gerçek dezavantajı toplum yaratır. Oysa feminizme ve onun emrindeki TC hükümetine göre kadının dezavantajı sınıf fark etmeksizin, doğduğu anda başlar ve koşullar ne olursa olsun ölene dek sürer. Yani bu mitolojiye göre kadını dezavantajlı bırakan Tanrı’nın ta kendisidir! Bu da feminizmin Tanrı ve onun geleneksel olarak temsil ettiği erdemler karşısında aldığı konumu gösterir.
13) Doğru yanıt b. Türkiye’nin de projelerini desteklediği BM, yaklaşık 3 milyar kişilik bir nüfusta gerçekleşen erkek sünnetini görmezden geliyor, bir haksızlık saydığı ve 1 milyarı bulmayan bir nüfusta gerçekleşen kadın sünnetini bitirmeye uğraşıyor. Sayıların kaynağı: https://web.archive.org/web/20251016090051/https://worldpopulationreview.com/country-rankings/what-countries-practice-female-circumcision
14) Gebelik ve çocuk nedeniyle alabildiği izinleri, emzirme iznini, kimi durumda çocuğu yuvaya bırakıp oradan alması için verilen saatlik idari izinleri ve erken emekliliği hesaba kattığımızda iki, üç çocuk yapmış işçi veya memur bir kadının gerçekte ödediği prim tutarı, erkeğinkinden üçte bire varan oranlarda düşük olabiliyor. Kadının ortalama yaşam süresinin uzunluğunu (2 yıl) ve memur kadınlara verilen ücretsiz izinleri (3 x 1 yıl) de hesaba kattığımızda üçte biri geçen bir fark oluşabiliyor. Ölen kocasının ve babasının aylıklarını alan kadınları da unutmayın.
15) Doğru yanıt c. Nasıl olup da b ile c’nin farklı kararlar olabildiğini bize değil, gözünü yumup yasayı uygulayan kahraman savcılara, hakimlere sorun. TC yasaları 15 yaşında bir erkekle 13 yaşında bir kızın sürüp giden cinsel ilişkisine kayıtsız kalırken bu çiftlerden erkek olanı 18’ine geldiğinde bir anda “cinsel istismar” suçlusu durumuna düşüyor! Bu yasayı yaparken ayık olup olmadıklarını bize değil, milletvekillerine ve hukukçu danışmanlarına sorun.
16) Doğru yanıt c. TC’nin imzaladığı ve sadık kalmak amacıyla yasalar çıkarmayı sürdürdüğü İstanbul Sözleşmesi’nin 3/6 maddesine göre insan dişisi, doğduğu anda “kadındır”. Kadın doğan dişi, TCK 105/1’e göre on yedi yıl sonra yeniden “çocuk” oluyor. Aynı çocuk, aynı gün Medeni Yasa 124’de yine “kadın”! Önceki soruda açıklandığı üzere, TC’nin şizofren yasalarına göre aynı dişi, cinsel ilişki kurma kararını verebildiği için yetişkin (kadın), evlenme yetkisi olmadığı ve yasal veliye gereksindiği için çocuktur. Feminist psikopatoloji, kendince kurgulayıp yücelttiği bir takım hayali hedeflere ulaşmak amacıyla 13 yaşında cinsel olgunluğa erişen kızı ve 14 yaşında cinsel olgunluğa erişen oğlanı 18 (+askerlik süresi) yaşına kadar kıvranmak zorunda olduğu bir toplum inşa eder. Kız çocuğun bedensel ve ruhsal olgunluğa daha erken ulaşması, erkeğin ise askerliğini yapmasının ve geçimini sağlar duruma erişmesinin (ki bunlar feminist kadınların bile talebidir) beklenmesi, 18’i geçmiş erkeğin 18’ini doldurmamış kızla evlenmesi durumunu sıklıkla ortaya çıkarıyor. Ama feministlerin emrindeki TC hükümetinin aklı sanki hayatın doğal gereksinimlerinden habersiz bir düzlemde çalışıyor gibi, bu evliliğin bir “cinsel istismar” olduğu konusunda ısrarlı. Sırf yaşı uygun olmadığı için isteyerek birlikte olduğu reşit kocasıyla resmi olarak evlenemeyen kadın, 18 yaşına geldiğinde nikah kıymış bile olsa bu evliliği istemeyen yakınları yıllar sonra kocasını ve nikah kıydıysa imamı da hapse attırıyorlar; bunun örnekleri görüldü. Evlilik dışı cinsel ilişkiye izin vermeyen geleneksel ahlakı yasaklayan iradeyle reşit olmayanların nikahlı birlikteliğine izin veren geleneksel ahlakı yasaklayan irade aynı, varın çözün bu çelişkiyi. TC hükümeti, kundaktaki çocuğun sapasağlam cinsel organını sakatlama veya Covid-19 aşısı gibi şaibeli kimyasalları bedenine sokma kararlarını vermesi konusunda çocuğun velilerine yetki veriyor ama 15 yaşındaki bir kızı evlendirmesine yetki vermiyor. Feminizm dünyanın aynı anda hem düz hem yuvarlak olduğuna inanmamızı istiyor.
Aslında bu kadar basit de değil! 18 yaşını doldurmamış bile olsa oğlan, kızın rızasını alarak cinsel ilişkiye girdiğinde, şikayet olmuşsa sanık olarak mahkemeye getiriliyor çünkü yasalara göre 15 yaşındaki biri motosiklet kullanacak kadar olgun değil ama okulda öğretilmeyen yasaları kendi araştırıp, öğrenip uymaması halinde 1/3 indirimli ceza sorumluluğunu alacak kadar olgun. Yine aynı durumda erkeğin ailesinin şikayeti üzerine kızın sanık sandalyesine oturtulduğunun örneğini okumadık, duymadık çünkü Türk savcıları ve hakimleri kadınların hepsini Bakire Meryem sanıyorlar.
17) Şaka değil, doğru yanıt c. Çok sayıda Yargıtay kararı, ilgi göstereceği kadının reşit olup olmadığını bilme sorumluluğunu erkeğe yükler. Aynı gereklilik yetişkin kadın için geçerli değildir çünkü reşit olmayan erkek, toplumun ve medyanın aşılamasının etkisiyle bir kadın tarafından iğfal edilebileceğinden çoğunlukla habersizdir, tersine, bunu bir iltifat sanır. Bu durumda genç bir kadına kur yapmak şöyle dursun, yalnızca arkadaş olmak isteyen ama hayatının mahvolmasını istemeyen erkeğin zorunlu olarak yapacağı ilk iş onun kimliğini görüp reşit olduğundan emin olmaktır. Bunun yasal gerekliliğin gülünçlüğü ve uygulanamazlığı bir yana, uygulansa bile yetişkin kadının atacağı cinsel taciz veya tecavüz iftirasına hedef olma riski ortadan kalkmaz. Yalnızca kızın reşit olmamasının oluşturduğu ağırlaştırılmış ceza tehdidi ve toplumsal yaptırım ortadan kalkar. Siz yine de size emredileni yapın ve bu ülkede kadının hayatının daha zor olduğuna inanmayı sürdürün!
18) Doğru yanıt yok, hepsi de kadının ayrıcalığıdır. Mars’tan gelenler dışındakilere her bir maddenin Bilal’e anlatır gibi açıklanmasına gerek yoktur. Açıklama isteyenler medyadan kafalarını kaldırıp bu sitedeki diğer yazılarımıza ve gerçek dünyaya gözlerini açsınlar.
Leave a Reply